Sultanahmet Meydanı, İstanbul’un tarihi yarımadasının kalbi olup dünyanın en çok tarihi katman barındıran kamusal alanlarından biridir. Antik çağda Konstantinopolis Hipodromu olarak bilinen bu büyük arena, Bizans İmparatorluğu’nun zirvesinde araba yarışları ve kamusal törenler için 100.000 seyirciye ev sahipliği yapmaktaydı.
Meydan bugün hâlâ antik omurganın boyunca uzanan dikkat çekici anıtları korumaktadır: MS 390 tarihli Dikilitaş, Delphi’den getirilen Yılanlı Sütun ve Konstantin Sütunu. Bu antik taşlar, meydanı her iki yandan çerçeveleyen Sultan Ahmet Camii ve Ayasofya’nın yükselen kubbeleriyle sessiz bir karşıtlık içinde durmaktadır.
Günün her saatinde canlı olan Sultanahmet Meydanı, tarihi yarımadayı keşfetmek için ideal bir başlangıç noktasıdır. Açık parkı, bankları ve merkezi çeşmeleriyle etrafı saran olağanüstü tarih yoğunluğunu sindirmek için durup manzaraya bakılabilecek davetkar bir alan sunmaktadır.