İstanbul’u ilk kez gezenlerin en çok zorlandığı şey mesafeler oluyor. Şehir iki kıtaya yayılıyor, trafiği kendi başına bir konu ve harita üzerinde yan yana duran iki nokta arasında bazen bir saat geçebiliyor. Ama birkaç alışkanlık edindiğinizde İstanbul aslında kolay geziliyor; tramvayı, metroyu ve vapuru sırayla kullanmak çoğu zaman en hızlı yol oluyor.

İstanbulkart: ilk gün halledilecek tek iş

Şehre vardığınız gün yapılacak ilk şey İstanbulkart almak olsun. Havalimanından, metro girişlerindeki otomatlardan ya da iskele büfelerinden alınabiliyor; tramvay, metro, otobüs, vapur ve füniküler hepsi aynı kartla çalışıyor. Tek tek bilet almaya göre belirgin biçimde ucuz ve aktarmalarda indirim uygulanıyor.

Aynı karttan birden fazla kişi geçebiliyor, o yüzden kalabalık geziyorsanız tek kart da iş görüyor. Yine de herkesin kendi kartını taşıması turnikede beklemeyi azaltıyor.

Tramvay ve metro: tarihi yarımadanın omurgası

Otelimizin bulunduğu Sirkeci, T1 tramvay hattının tam üzerinde. Bu hat Sultanahmet’i, Kapalıçarşı‘yı ve Eminönü’yü aynı çizgide topluyor; Ayasofya’dan çarşıya, oradan vapur iskelesine tramvaydan inmeden ulaşabiliyorsunuz. Sultanahmet Meydanı ise otelden yürüyerek de rahatça gidilebilecek mesafede.

Taksim, Şişli, Levent gibi modern tarafa geçecekseniz M2 metro hattı devreye giriyor. Sabah 8–10 ile akşam 17–19 arası ise kalabalığın en yoğun olduğu saatler; programınız esnekse o aralıkları boş bırakmak yolculuğu epey rahatlatıyor.

Vapur: hem ulaşım hem manzara

İstanbul’da vapur, bir ulaşım aracı olduğu kadar şehrin kendisini gösteren bir yol. Eminönü–Kadıköy ya da Beşiktaş–Üsküdar hattına metro fiyatına biniyorsunuz; karşılığında Boğaz’ı, Kız Kulesi’ni ve Tarihi Yarımada’nın siluetini alıyorsunuz.

Eminönü iskelesi otelimize yürüme mesafesinde. Kahvaltıdan sonra karşıya geçip Kadıköy’de dolaşmak, ikindi vakti dönmek rahat bir günlük program oluyor.

Taksi ve uygulamalar

Taksi şehrin her yerinde bulunuyor ama misafirlerin en çok sorun yaşadığı yer de burası. Taksimetrenin açık olduğundan emin olun; açılmıyorsa binmemek en iyisi. BiTaksi ve Uber üzerinden çağırmak hem güzergâhı kayıt altına alıyor hem de pazarlığı baştan ortadan kaldırıyor.

Gece geç saatte ya da toplu taşımanın ulaşmadığı bir yere gidecekseniz uygulama üzerinden taksi en pratik seçenek oluyor.

Ama en iyisi yürümek

Bütün bunları anlattık; ama tarihi yarımadada asıl yol yürümek. Sirkeci’den çıkıp Gülhane’nin içinden geçerek Topkapı’ya, oradan Ayasofya ve Sultanahmet’e uzanan hat baştan sona yirmi dakika sürüyor ve o yirmi dakikada şehrin size göstereceği şey, hiçbir araçtan görebileceğinizden fazla.

Otelin konumunu ve yürüme mesafesindeki yerleri Keşfet sayfamızda bir arada bulabilir, kalacağınız yeri odalarımız arasından seçebilirsiniz.